KANEVİÇA

Bir pasajda gördüm seni…

Kanayan dudaklarından içeyim ”Kaneviça”

Kokunun kalmış olduğu bu coğrafyadan hüzünle ve yağmurla aktarıyorum :

İçin biliyor içimi,

Gözlerin gözlerimden daha da öte bir yerde.

Saçların uzanıyor,ıslanıyor.

Ağlarsam , yağmur şiddetlenir.

İçimi çekip nefessiz kalınca,

Bulutlar çarpışıyor.

Ağlıyorum.

Şimdi şemsiyeni al lütfen !

Sana ısrarla, ”Bu duvarı yıkalım diyorum en kısa zamanda.”

Bak kürek kemiklerim sızlıyor.

O kurşun sanki hiç oradan geçmemeliydi.

Dünyanın başka bir noktasında bir ikizim/ikizin varsa,

ondan da özür diliyorum.

Nasıl işlenir ki ”kaneviça” ?

Bir çiçeği tuttum,

Öptüm.

Telefonları bekledim.

Bana çalmadılar.

Nadasa bıraktım kendimi,

Kan-mak…

Kana-mak…

Bir harf arası bir ömürmüş , geç anladım.

Kaneviça diyordum.

Nasıl işlenir ki ”kaneviça” ?

Dur! sen yine de işlemekten bahsetme !

Tanrının elleri çok düşülesi çünkü…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s