Sana Bir Sex Hikayesi Yazacağım

Tanrı elini üzerimizden çekmiş, boş bira bardaklarını dolduran bile yok. Fonda Milla’s Dream çalıyor.

Bugün kendim hakkında her şeyi sorgulamaya başladığım bir gündü. Beşiktaş’ta küçük bir balkonu anımsatan 3. kat barında biramı içiyordum. Eğrisini, doğrusunu, kamburunu, aldım karşıma gerçekten de tartışıyordum bütün bu olanları. Barmen bana aldırış etmemeye çalışıyor fakat masama yaklaşırken tedirgin tavırlar sergiliyordu. Benden korkmasına gerek yoktu sadece ondan korkmalıydı. Yapabileceklerinden ben bile korkuyordum çünkü. Önemli değil bunlar ben hararetli bir şekilde devam ederken tartışmama…

İçeri bir kadın girdi. Hani rüzgar eser ya ensenden, benim paçalarımdan içeri doğru eserek bi kıpırtı yarattı. Aldırış etmedim devam ettim tartışmaya ve dayanamadım bağırdım ” Bunu düşünecek insan tanrı ve ben senin tanrınım!”. Unuttuğum tek şey Rüzgar’ı ve Deniz’i sadece ben görebiliyordum. Herkes kafasını kaldırıp bana baktığında, bara yeni giren kadın hiç oralı olmadan birasını içmeye devam etti.

Kadın 1.70 boylarında, ince dolgun kalçalı, uzun krem rengi trikolu, beyaz yarım atlet ve mama pantolon altına beyaz bir ayakkabı ile esmer tenli, küçük dudaklı, küt saçlı, büyük gözleri ve büyük gögüsleri olan sivri burunlu, 2 halka küpeli ve küçük kulaklı birisiydi. Parmaklarını unutma uzun ve inceydi

Tartışma o kadar hararetlendi ki, alkolün nasıl gittiğini fark etmedim. Vücudum error verdi bir alt katta yanyana duran unisex tuvaletlere gitmem gerekiyordu merdiveni denk getirmek zordu, sıra varsa çok daha zor.. Neyse ki önümde 1 kişi vardı ve arkamdan demin hissettiğim esintinin aynısı ile gelen o kadın…

Tuvalete yönelmek için hamle yaptım. Kolumdan sertçe asılarak beni çevirdi ” Biraz daha beklersem buraya bırakacağım izin verir misin?” Aldırış etmeden devam ettim. Kapımı kapattım. Kadının ben de bıraktığı etki ile savaşıyordum. Bir yandan erekte olmuş bir uzuvla işemeye bir yandan da inmesi için düşünmemeye çalışıyordum. Kapıyı araladım ve içeri daldı. Sol eli ile kapının kilidini deliğe itti.

Saçlarımdan asılarak kafamı arkaya yasladı. Boynumdan öperek kulaklarıma doğru çıkarken sağ eli ile bacaklarımın arasında sakladığım toplarımı avuçladı. Dudaklarımdan her öptüğünde kızgın bir demirle sevişiyor gibi hissediyordum. Dişleri sürekli beni yokluyor canımın acımasını duymak istiyor gibiyken, kontrol altında tutmaya çalıştığım ikinci beynim dışarı çıktı. yavaşça dizlerinin üzerine çöktü. Çökmesi gereken bendim önünde ben eğilmeliydim ama şartlar bunu getirdi. Islaklık bütün kasıklarımı kaplarken elleri iler her yerimi yokluyordu. Dışarıdan sesleri duyuyordum. Meşhur sahneyi aratmıyordu Erol Egemen içeride…

Ayağa kalktı pantolonunu sıyırdı, kapıya döndü.. Kutsanmış gibiydim sesler silindi, görüntü karardı. İçine girdikçe, kadın bedeni ile bütünleştiriyordu beni. Terledim tshirtüm makyaj lekesi oldu. saçlarını kavradığım elimi gögsüme diğer elimi boğazına yasladım. Bir yanda kalçalarını presliyordum. Sürekli git gelden oluşan pres bittiğinde arkasına döndü yanağımdan öptü. Üzerini topladı, bir daha görmedim.

DENİZ

Amir, Ağlayarak 31’in benden

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s