Bu Son Değil

Kahvaltılarıyla ünlü olan bir evdeyim.
Aklımda bir garip ama anlaşılası bir seyahat isteği,
Koşmak isterken sana…
Evin mutfağına geçtim. Birbirlerinin zıttı 3 adam şuan yanımda değiller. Birazdan gelecekleri yer mutfak olacak.
Siyah poşetle eve getirdiğim cismi özensiz bir atımda poşetten çıkardım. Dolabı açtım bir şeyler vardıysa bile önemli değildi aradığım bir şey vardı , buldum onu.
Onu kopardım,aldım. Süt tozu özlü bir yoğurt ya aslında sözde yoğurt. Kâseye koydum mideme gidecek bir sıvıya eşlik olsun diye.
Bir kadeh,
Bir kaşık,
Bir de ben…

Kaldık masada , ameliyat bekleyen bir hasta misali…
Rakımdan Aydın Boysan usulü bir yudum aldım. Sırtımı şöyle yaslayıverdim sandalyeye , derin bir nefesle ciğerlerime rakıyı doldurdum. Sonrası bir sigara…
Bir de Neşet Dedem’den bir parça…
Bahsi geçen 3 Adam giriverdi mutfaktan sıra sıra.
Nasıl ki bir fare evin kıvrılan duvarlarını takip ederek ilerlerse öyle ilerlediler ve mutfağa süzüldüler sıra sıra…
Konuşmadık başta , anlatılacak da pek bir şey yoktu vuran belli yara belli.
Mutfak tezgâhına yakın kurulan masamda yiyecek az içecek de sınırlıyken ya içimden çıkarıp da masaya koyduklarım…
Fark ettiler demekki , bir hâlim vardı neremden anladıklarını bilmediğim.
Büyük olaylar öncesi herkes kendini beklemeye alırdı. Bir şeyler ya kopmuş ya da kopacak olurdu işte o an ustalıkla beklenirdi.
Köşelerde boş kalan sandalyeler çekildi , masa etrafını insanların sardığı hayali bir çember oluverdi.
Kayıtsızlık bana göre bir şey değildi. Kayıtsız da kalmadım gözlerine baktım adamların. Çok kısa sürdü bu seremoni , işime döndüm.
Bana göre yapacak çok şeyim vardı ya da ”bir şey yapmalı” hissi… Esir alındım , düşüncelerim tarafından.
Adamlardan biri sessizliği böldü : ”Genco…”
Yüzüne baktım gözleri yargılar gibi değildi. Cevap ister gibi sorar gibi bir şeydi işte.

Bir yerden başlamak vardı ya o yerden başladım :
Gidiyorum. Benim oraya gitmem lazım. Mesele oralar değil mesele ”o”…
Göründüğümden daha kötüyüm.
Kendimi istemiyor , kabul edemiyorum artık.
Arşınladığım sokaklar , ”onlu” anılar , eşyalar,odalar,bu şehir özledi ama en çok da ben özledim.
Kendimle ilgili cümleler kurdum, yaşamama isteğine dayanan cümleler.

Kötü…
Masanın çevresindeki ahali beni dinliyordu ama sindiremiyordu sözlerimi.
Bir adam bana tokat attı sonrasında öptü..!
Beni oraya bağlayan hayali zinciri kırıverdi ve beni özgürleştirdi.
Gitme konuşması yapmadan önce almış olduğum bilet masada uzanıyordu.
Belki de her şey hazırken bile bana gitmek kolay gelmiyordu ama sen gidişler arası kombinasyonlardaydın…
Otobüse bindim.
Haberin var mı ?
-olmaz çünkü sana söylemedim.
Sürprizler her zaman iyi olmazdı.
Önceden haber vermek de istemedim ki şartlanılmış bir reddedişin olmasın…
Vermedim de.
Otobüse bindim. Gidilecek bir yol , varılacak bir şey var !

Şehir Tabelaları bir bir geçti gözlerimden , uyumadım.
Kemerim de bağlı ölmemek üzere yola çıkmışken gerçek anlamda ölemezdim.
Yemek içmek aklıma hiç gelmedi 13 saatlik bir yolda…
Geldim, ne kadar kayıplar verildiği bilinmeyen otogarlardan birine.
Çok da iyi bilmediğim bir şehirdeyim.
Adres üzerinde anlaşınca otobüse bindim.
Ulaştım.
Saat sabaha karşı 5 gibi olsa gerek.
Çay bile içmeye bir yer yok. Herkes uykusunun en de bozulmamasını istediği bir evrede belki de.
Kimseyi uyandırmadım.
Durdum öylece bekledim bir kar örtüsünün üstünde.
Saatler saatleri kovalasa da beklediğim saat gelene kadar soğuktan donmamış olmayı diledim,en içten dileklerimle.
Bir otobüs durağının yanında beklerken gün hareketlendi,gözlerim aradı seni.
Buldu !
Haberin var mı ?
Yoktu.
Denk gelince gözlerin kocaman,ellerin nereye konulacağını bilemeyen bir şaşkınlıkta,ritimlerin bozuk…
Bir arkadaşın senden önce gördü beni ve ekledi : ”Yapma”
Bir incelikle sıyrıldım ondan.
Diğerleri bizi izliyor karşı karşıyayız.
Otobüse binmek ve gitmekle ilgili cümleler kurdun. Ben o otobüse dahil değildim. Başka bir otobüs yaratmak için seslendim sana :

Şimdi otobüs gelir biner gideriz.
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen, başka türlüsü güç.

Turgut Uyar

Sen sana sunduğum otobüse değil de gözünün önüne ilk gelene bindin.

Bir şeyler koptu ben koptum zaman durdu.
Bu olayın bir sonu olsun istemiyorum,özür dilerim.
Bu hikâye burada böyle bir başına kalsın devamını yazacak kişi ben değilim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s