İkra

İçi boş cümleler kuruyoruz.

Konuşabiliyoruz, gülümsüyoruz, kahkaha atıyoruz, gıybet yapabiliyoruz…

Peki ya kendimiz?

İçeride köşeye sinmiş ağlayan kendimizi görüyor muyuz?

Avize kancasına kendini 25 TL lik ip ile asmış kendimizi?

Basbas bağıran ama seni duyuramayan kendimizi?

Yatağının üzerine diz çöküp ellerini birleştirerek “Yeter artık, al canımı!” diyen kendimizi?

Biz ölüyoruz. Sesimizi duyuracak kimseyi bulamıyoruz artık. İnsanin birbirini anlaması maymunun fili sikmesi ile eş değer artık. Şiirler yazıyoruz, metinler döküyoruz. Sevdiğimiz kadına veyahut erkeğe neden duygularımı siktin diyemiyoruz. Özgür,özgün,kendimize ait bir hayatımız yok.

Yüksek fiyatlara satılan, marka kıyafetler gibiyiz. Adımız var, ama 1 liralık malla aynı işi görüyoruz. Güçlü gözüküyoruz, ihtişamımızdan geçilmiyor ama içimiz boş.

Oğuz Atay yazmış olduğu dini bir kitapta şöyle buyuruyor;
“Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.”

Ölmek üzereyim Amir. Son koşunun son turundayım.

Yaprakları dökülmüş bir gül olacağım. Buradan göcüp gittiğimde arkamda kısa sürelide olsa mis bir koku bırakacağım.

Beni anlamanızı beklemiyorum. Cesedimde manidar bir bakış var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s