LÂL

Hastane…
Bekleme salonu içinde manasız bekleyişler…
Hangi zevke dayanarak o tv kanallarını seçiyorsunuz ?
Anlayamıyorum.
Kimin çizdiği belli olmayan aslında pek bir şey de anlatmayan tablolar…
Neremden bakarsam bakayım kendimi yayın hayatı bitmiş bir radyo gibi hissediyorum.
Iskartaya çıkartılmış bir İngiliz Atı gibi.
Bu ülkede saatler ayarlanmıyor artık, karanlığa uyanıyoruz Sinyorita !

”Elçiye zeval olmaz.” diye bir atasözümüz bile var.
Bence en çok da elçiye zeval oluyordur.
Olmasa iyi ama oluyor baksana.
Daha bize neler oluyor/oldu da bahsetmiyoruz.
Kim bilir ne kadar saçma şeyler iletmek için ne kadar efor harcadı ?
Nerelerde ne kadar bekledi/bekletildi de geç kaldı.
Beklemek iki uçlu bir mızrak…
Herkese dokunuyor ama yine de sesiniz çıkmıyor.
Bekleyen siz olmayınca…

Lâl Ozanlar derneği başkanıyım.
Konuşabilen birini seçtiler.
Onlar konuşamasa da en azından okunuyorlar.
Ben konuşsam da dinlenmiyorum,bilmiyorlar galiba.
Belki de ne de olsa dinlenmiyor diye beni seçtiler.
Sorularım yanıtsız kalıyor.
Bugün bir karar aldım eyy kosmos!
”İnsanlara sadece cevabı belli sorular soracağım.”
Öyle olacak ki cevap vermelerini dahi beklemeyeceğim.
Biraz da kendim için ölmeyi seçiyorum.

Ulus’ta bir pavyon,
Marmara’da rüzgâr almayı bekleyen martı,
Sevdiği şeylerin sırt çevirdiği insanlar,
Marina ve Ulay,
Sessizliği bölen uğultular,
En çok da bana lâl olan sen…

Sessizliğimi dayanılmaz sanırdım,
Sensizliğimin dayanılmazlığıyla tanışana kadar.
Lâl…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s