Cevapsız Mektuplar P.S-26

23.02.2020 / İzmir / P.S.26

Sevgili Nilgün

Yazmak nedir? Hiç düşündün mü? Bence ellerim çürüyecekler diye bağırıyorlar. Çok yazık! Onlar da biliyorlar çünkü. Bilmeyen kalbim. Çok yazık. Sanki tek bir şiirle bütün Dünya’yı yıkabilirmişim gibiydi. Oysaki tek bir kirpik bile kıpırdamadı burada Nilgün. Hani nerede nesnelerin etkileşimi? Nerede düşüncenin gücü? Düşününce varmıyor insan bir yere, düşününce yol oluyor. Neden yanlış anlattılar ki eski sinemacılar bizlere? Neden Vizontele’yi de incelttiler… Ruhu ağır olanın bedeni hafif olsa ne! Neden benzedik içinde biz olan şeylere? Neden yabancılaşamadık anlamıyorum. Kötü bir kavram mıydı yabancılaşmak. Mesela sen “yabancıların en yakınıydın” diyordun. Ben senin gözlerine hiç bakamadım. Belki yaşasaydın… Tamam. Fazlasını söylemeyeceğim. Ama doğacağımı biliyordun. Senin gibileri biliyordun ve öylece çekip gittin. Bizlere birtakım sesler bıraktın. Tanıdık geldiler, eve götürdüm. Ektim ve büyüttüm. Görünüşü bir mektup, bir şiir aldı.

Bazen kendimi tek bir şiirle öldürebilirmişim gibi geliyordu o zamanlar. Çocukça yitirilmezsem, bu insanlar mutluluk zehri içmek istiyorlar Nilgün. Biliyordun, uğraşmadın. Bu yüzden çölün ortasında oyunlar kurdun. Ben çok susadım, sen çok su içtin. Bazen etrafında yeşerebileceğim tek bir damar yeter diyorum böyle olunca. Çünkü yüzümü unuttum o yönde. Farklısın dediler güldüm. Palavra! Bir yalan fırtınası yaşam.

Çocukça yitirilmezsem… Bu ağırlıkta bitireceğim mektubu.

Sevgilerimle

Mert Kişot

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s