Cevapsız Mektuplar P.S.29

21.03.2021 / İzmir / P.S.29

Sevgili Nilgün

“Tutamıyorum Zamanı” şarkısı günden güne anlam kazanırken, askeriye Müslüm bıyığına izin vermiyor. Zaten her gün “jilet” denilen alet yüzümden hiç eksilmiyor. Eylemsiz günler dilenmiş pasta mumları üflenirken. Rüzgâr çok ama hareket yok. Anlatılacak bir durum yok. Dolayısıyla yazabilecek bir konu da bulamıyorum. Bütün mahalle derin bir sessizliğe gömüldük sanki. Bu sessizliğin bilgelikle doğru orantılı olduğunu söylemek isterdim ama maalesef durum tam olarak öyle değil. Sadece yenidoğan Devrim’in ağlayışları bozuyor dikkatimizi. Dikkatimizi diyorsam kim neye odaklanmış, ne düşünüyor bilmiyorum. Sana çok önemli konuların, çok önemli noktalarını vurgulamak isterdim ama aynada görününce “ne önemsiz şey” diyorum kendi kendime. Anlatıma değer bulamıyorum.

Sen bir fotoğraftan, bir şiirden ve bir histen kalan en güzel şeysin ben gerçeklere dönmüyorken…

Bir keresinde “Ben Kimim’in arayışı kaç adım gider öz-tanıma? Engin bir su izinde yanıta vardığında, ne kadar bilebiliriz Kimiz’i?” demiştin. Kaç adım atabilirim bugünden sonra inan bilmiyorum. Aç karnına edebiyat yeteri kadar protein etkisi yaratmaz diye düşünüyorum. Ülkemizde ve Dünya’da hayat koşulları o kadar zor hale geldi ki artık zengin insanlarla aramızda Kalaupapa Uçurumu kadar fark var. Bu durum onlar için sonsuzluk hissi yaratırken, bizim için Dünya’yı omuzlarında taşıyan Atlas hissiyatı yaratıyor. Sürekli bir gelecek kaygısı, sürekli hesap kitap defteri. Hayal kurmaktan ve şöyle mi yapsam demekten eyleme geçemediğimi fark ettim uzun zamandır. İşin kötüsü hiç gücümde kalmamış. Sanırım hiçbir zaman da olmadı. Yani bütün bunlar ne demek ki? Yarın bütün Dünya’yı bir gün içinde yok edebilecek kadar silahlarımız ve nefretimiz var. Bir yanardağın hemen yanı başında yaşıyormuşuz gibi! “…ama bunun böyleliğinin ayırdında olmak – gerçek, gülünç, acı”. Mektubun ayırdında yaşamak çok can sıkıcı Nilgün.

Bu farkındalık kabul edilemez bir naiflik ve öfke yaratıyor. Yine de bütün anlattıklarımı boş ver. Aklında sadece üzgünüm dediğim kalsın. Çünkü ben hep şu sözünü hatırlıyorum.

“Üzgün adım, ileri marş!”

Sevgilerimle

Mert Kişot

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s