Sana Başlık Koymayacağım, Sana Koyacağım

Açtığın her çekmecede karşına çıktığı zaman, şakağına saplanan kurşun biraz daha ilerler. Ta ki; ”sen yorma kendini ben geliyorum.” diyene kadar…”

Biliyor musun?” ile başlayıp kurduğum cümlelerim… Bilmediğinin farkına geçte olsa vardım. Arkanda bıraktığın ince toz bulutu “pati atacak” hayatımın işaretiydi. 

266,267,268,269… 

Ezan okunuyor. Dolapta sakladığım son biram elimden kayıp düşüyor. Yorgan boğazıma kadar ve bırakamadığım sevgilerle dolu çoraplarım.

Çok sevgi bıraktım arkamda… Kimisi cehennem ateşi kadar sıcak, kimisi kutuplar kadar soğuktu. Her birinden sıyrılabildim. Sen de ise her gece yazdığım şiirlerin oluşturduğu bir saplantı, balkonda yaptığımız kaçamak sevişmeler. Nasıl eksilmişim, nasıl yitmişim bilmiyorum. Arabanın öldürmeyeceğini biliyordun. Hastaneye kaldıracaklarını da ve benim ziyarete geleceğim gün girişten beyin parçalarını toplamak zorunda olacağımıda.

521,522,523…

Benim için iftar vakti. Mezarına gitmemek için tuttuğum orucumu bozuyorum. Her gece rüyama girmenden şikayet etmiyorum. En azından bana yaşamalısın yazan bir mektup bırakmasaydın keşke diye söyleniyorum. Doktorlarınla tanıştım artık benim doktorlarım.

782,783,784…

Deliliğim yayılıyor, disosiyasyonum yayılır. Musluk akıtmaya devam ediyor ve ben damlaları saymaya.

Unutma sevgilim. Hiçbir yazar normal yollarla ölmeyi istemez. Kendi ölümlerini görmeyi istemez. Bana ölümümü yaşattığın için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s